Son Eklenenler
Search
Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

239

1899 yılında Charles Duell’in “icat edilebilecek her şey icat edildi” sözünün üzerine gelecekte bizi ne bekliyor diye soranlar yüz binlerce yeni teknoloji geliştirdi. Artık gelecek konusunda insanlık kendi kapasitesinin kısıtlanamayacağına emin. Hayali kurulan her şeyin gerçekleştirilmesinin bir zaman ve emek meselesi olduğunu idrak ettik.

Bilim-kurgunun popüler gelecek tasviri ışınlanma, ölümsüzlük ve zamanda yolculuk konularında bugünden temeller atmaktayız. Örneğin; 2017 yılında Çin’de yapılan deneyler sonucunda bir foton tanesi yerden 500 km yukarıya, bir kuantum deney laboratuarına ışınlandı. Foton, ışığın en küçük ışıma halidir. Bir gün bu teknolojiyi insanları ışınlamak için kullanacağımızın ayak sesleri duyuluyor.

Ölümsüzlük konusunda Rana sylvatica isimli orman kurbağasının keşfi bilimin ölüme yaklaşımını değiştirdi. Kışın donan bu kurbağa türü bahar geldiğinde tekrar çözünerek yaşamına devam ediyor. Ayrıca Turritopsis dohrnii isimli denizanası da bir başka şekilde ölümden kurtuluyor. Yaşlanan bedenini parçalara ayırıp kendi vücudundan bir bebek oluşturuyor ve fiziksel etki olmadığı sürece yaşayabiliyor. Tüm bu bilinenler gelecekte bizi ne bekliyor sorusunun cevaplarını da vermekte.

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor? Gelecek Daima Daha İyi mi Olacak?

Kaba bir tarih bilgisiyle dahi her yeni dönemde öncekine nazaran insan yaşamının kolaylaştığı söylenebilir. İcatlar, birbiri üstüne konarak güçlenen bilgiler ve daima daha işlevsel olana meylimiz sayesinde bugünkü yaşamlarımıza sahibiz. Tabii her şeyin bir bedeli vardır. Örneğin; atlarla seyahat ederken havayı kirletmiyorduk. Şimdi arabalara sahibiz ve dünyada akciğer kanserinden ölenlerin sayısı yılda 16 milyon. Bu nedenle geleceği inşa ederken tek düşüncemiz  kolaycılık olmamalı. Çevreyi ve insan sağlığını da hesaba katmalıyız.

Gelecekte bizi ne bekliyor diyerek sadece bilim ve icatlar üretmiyoruz. Gelecek kurguları üzerinden edebiyat, sinema, felsefe de üretmekteyiz. Ki bu sosyal üretimlerimiz ile yeni nesillere hayal kurmayı öğretiyor, onları teknoloji üretmeye teşvik ediyoruz. 21. Yüzyılda insanlık için gelecek daha öngörülebilir hale geldi. Doğadan ilham alarak geliştirdiklerimize yanı sıra diğer gezegenleri, onların varlık süreçlerini inceleyerek de gelecekte başımıza neler geleceğini bilebiliyoruz. Örneğin; 4 milyar yıl sonra bizi ısıtıp aydınlatan güneşimizin söneceğini, o güne değin yeni bir gezegene göç etmek zorunda olduğumuzu biliyoruz.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.